Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Sözcüsü Olof Gill, Brüksel'de gerçekleşen günlük basın toplantısında, Çinli yetkililerin AB'nin kamu alımları ve devlet desteklerinde getireceği 'Made in EU' şartına yönelik eleştirilerini değerlendirdi. Gill, AB'nin politika seçeneklerini ve önerilerini, vatandaşlarının ve işletmelerinin ekonomik ihtiyaçlarına uygun şekilde oluşturduğunu belirtti. Bu süreçte, mümkün olan en yüksek düzeyde küresel ortaklarıyla iletişim kurmaya önem verdiklerini vurguladı. Gill, "Politikalarımızın tasarımında ve geliştirilmesinde, küresel ortaklarımızın görüşlerine değer veriyoruz" ifadelerini kullandı.


AB Komisyonu Sözcüsü Siobhan McGarry ise, 'Sanayi Hızlandırma Yasası'nın hedeflerini hatırlatarak, bu düzenlemenin bir sanayi politikası olduğunu belirtti. McGarry, bu yasayla birlikte rekabet gücü, dayanıklılık ve ekonomik güvenlik konularında önemli adımlar atıldığını ifade etti. Özellikle, AB'de üretilen ürünlerin kullanımını teşvik etmeyi amaçladıklarını söyleyen McGarry, bazı sektörlerde dışa bağımlılıkları azaltma çabalarını da hatırlattı.
McGarry, "Bu konu mütekabiliyet ile de bağlantılıdır. Teklifin amaçlarından biri mütekabiliyettir. Biz dünyanın en açık pazarlarından biriyiz ve en geniş serbest ticaret anlaşmaları ağına sahibiz. Ayrıca, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kapsamındaki kamu alımları anlaşmasının da tarafıyız. Bu nedenle, aynı açıklığın karşılıklı olmasını bekliyoruz" dedi.
AB Komisyonu, mart ayında kamuoyuna sunduğu Sanayi Hızlandırıcı Yasası tasarısıyla, kamu alımları ve devlet desteklerinde 'Made in EU' şartını getirmeyi hedefliyor. Bu plan, Avrupa'nın sanayi yapısını güçlendirmek ve küresel ölçekte haksız rekabetle mücadele etmek amacı taşıyor. Öte yandan, Çin Ticaret Bakanlığı, AB'ye yönelik 'Made in EU' planı hakkında uyarılarda bulunarak, bu önlemlerin kabul edilmesi durumunda misilleme yapılacağı tehdidinde bulundu.
Kaynak: Ekonomi Dünya