Çin'in dış ticaret fazlası, ihracatın beklenenden daha fazla azalması nedeniyle mart ayında 51,1 milyar dolara düşerek son 13 ayın en düşük seviyesine geriledi. Bu durum, Orta Doğu'da artan jeopolitik gerilimlerin küresel ticaret akışları üzerindeki etkilerinin giderek daha belirgin hale geldiğini gösteriyor. Özellikle enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve tedarik zincirindeki artan risk primleri, Asya ekonomilerine yönelik petrol maliyetlerini artırarak üretim üzerinde baskı oluşturuyor.


Jeopolitik Gerilimlerin Etkisi
Çin'in dış ticareti, Orta Doğu'daki tedarik kesintileri ile bağlantılı olarak artan ham madde ve enerji maliyetlerinden olumsuz etkileniyor. Mart ayında, küresel talepte yavaşlamaya işaret eden birçok gösterge öne çıkmakta ve Çin'e yönelik ihracat talebinde de zayıflama sinyalleri gözlemlenmektedir. Bu durum, Çin mallarına olan dış talebin kısa vadede soğuma eğilimine girdiği anlamına geliyor.
Enerji Fiyatlarının Rolü
Enerji fiyatlarındaki artışlar, maliyet baskısı ve belirsizlikler, özellikle sanayi üretimi yüksek olan Asya ekonomilerinde dış talep görünümünü etkileyen başlıca faktörler olarak öne çıkıyor. Bu yılın ilk çeyreğinde, Çin'in Amerika Birleşik Devletleri’ne yaptığı ihracatın %16'dan fazla daralması, küresel büyümede bir ivme kaybı sinyali olarak algılanıyor. ING Group'un Çin Başekonomisti Lynn Song, bu durumu AA muhabirine yaptığı açıklamada, dış ticaret fazlasının ihracattaki yavaşlama ve ithalattaki artışla birlikte sert bir şekilde gerilediğini belirtti.
İhracatın Zayıflaması ve İthalatın Artışı
Song, mart ayında dış ticaret fazlasının 51,1 milyar dolara düşmesinin ardından, ihracatın beklenenden daha fazla zayıfladığını, bunun yanı sıra özellikle teknoloji fiyatlarındaki artış sebebiyle ithalatın güçlü bir sıçrama yaptığını ifade etti. Önümüzdeki aylarda enerji fiyatlarındaki yükselişin ithalat fiyatlarına yansıması bekleniyor.
Bölgesel Gelişmeler ve Ürün Bazında Durum
ABD'ye yapılan ihracatın, bölgesel bazda en büyük zayıf halka olmaya devam ettiğini vurgulayan Song, 2026'nın ilk çeyreğinde bu ülkeye yapılan dış satımın yıllık %16,4 gerilediğini ve genel görünümden belirgin şekilde ayrıştığını kaydetti. Ürün bazında ise yarı iletken ihracatının %77,5, otomobil ihracatının %58,5 ve gemi ihracatının %48,7 oranında arttığı belirtiliyor. Genel itibarıyla yüksek teknoloji ihracatı %28,6 oranında yükselerek toplam ihracatın üzerinde bir performans sergilemiştir. Ancak, nadir toprak elementleri ihracatı, kısıtlamaların gevşetilmesine rağmen yılbaşından bu yana %9 düşüş göstermiştir.
Gelecek Beklentileri ve Ekonomi Politikaları
İhracattaki yavaşlamaya rağmen, genel eğilim dış talebin hala güçlü olduğunu gösteriyor. Eğer ABD kaynaklı baskının azalması ve yeni bir tarife şoku yaşanmaması durumunda, dış talebin bu yıl büyümenin önemli bir itici gücü olmaya devam etmesi bekleniyor. Lynn Song, enerji tarafında ise ABD/İsrail-İran Savaşı ve artan petrol fiyatlarının etkisinin henüz verilere tam olarak yansımadığını belirtmiştir. Ham petrol ithalatının miktar bazında %8,9 artarken değer bazında %4,7 azaldığını, doğal gaz ithalatının ise miktar ve değer bazında düştüğünü aktaran Song, enerji fiyatlarındaki artışın dış alımı daha da yukarı çekeceğini öngörmektedir.
Geçen yıl, Çin'in yaklaşık %5'lik büyümesinin %1,6 puanının dış talepten geldiğini belirten Song, dış ticaret fazlasındaki daralmanın, 2026'nın ilk çeyreğinde bu katkının zayıflayacağına işaret ettiğini ifade etti. Piyasaların, Çin ekonomisinin ilk çeyrekte %4,8 büyümesini beklediğini belirten Song, büyümenin beklentilerin altında kalması durumunda, ekonomi politikalarında yeni teşvik adımlarının gündeme gelebileceğini vurguladı.
Kaynak: Ekonomi Dünya