Diyet Bozmak Yok, Önemli Olan Vazgeçmemek

Yaklaşık 3 dk okuma

Kurban Bayramı'nda Dikkat Edilmesi Gerekenler

Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte birçok kişi, 'Bayramdan sonra diyete başlarım' düşüncesiyle sofralar hazırlamaya başladı. Ancak İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi'nde görevli Diyetisyen Dilara Demirkan, bu konuda önemli bir uyarıda bulundu. Demirkan, bayramda en büyük tehlikenin fazla yemek yemek değil, 'Bugün zaten diyetim bozuldu' düşüncesi olduğunu belirtti. Bir dilim baklavanın değil, tamamen kontrolü kaybetmenin kilo artışına neden olduğunu vurguladı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın çoğunun yağ değil ödem olduğunu ifade eden Demirkan, 'Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmektir.' dedi.

Haber görseli

Öğün Atlama Yanlışlığı

Bayram döneminde sıkça yapılan hatalardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeyi tetiklediğini aktardı. 'İnsanlar, 'Nasıl olsa akşam et yiyeceğim' diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu da akşam aşırı açlıkla birlikte tıka basa beslenmeye yol açıyor.' diyen Demirkan, Kurban Bayramı'nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi önerdi. Akşam ise sebze ağırlıklı ve hafif bir beslenmenin sindirimi kolaylaştıracağını belirtti.

Yeni Kesilen Etin Tüketiminde Dikkat

Yeni kesilen etin hemen pişirilmesinin en büyük hatalardan biri olduğunu dile getiren Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini ifade etti. 'Yeni kesilen ette 'ölüm sertliği' olarak bilinen bir durum oluşur. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert olur hem de sindirim sistemi üzerinde daha fazla baskı yaratır. Bu nedenle etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca, çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmelidir. Et sıcakken direkt buzdolabına konulmamalıdır.' diye ekledi.

Bayram Sonrası Kilo Artışları

Bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğunun ödem kaynaklı olduğuna dikkat çeken Demirkan, bunun artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi ile ilgili olduğunu belirtti. 'Pilav, baklava, hamur işi ve çeşitli ikramlarla birlikte karbonhidrat alımı artıyor. Glikojen depoları dolunca beden daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşmaktadır. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması oldukça nadir görülen bir durumdur.' dedi.

Sert Detoks Yerine Dengeyi Sağlamak

Bayram sonrası sert detoks programlarını önerdiğini belirtmeyen Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine değindi. 'Bizler yasak koymaktan ziyade dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli bir şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün dengeyi yeniden sağlamak.' dedi.

İçecek Tercihleri ve Su Tüketimi

Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini söyleyen Demirkan, yemek yedikten sonra çayın hazmettirici etkisinin yanlış anlaşıldığını belirtti. Fazla çayın şişkinlik ve hazımsızlık yaratabileceğini, kahvenin fazla tüketiminin ise reflü ve mide yanmasına neden olabileceğini ifade etti. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içeceklerin tercih edilmesi gerektiğini vurguladı.

Su Tüketimine Dikkat

Bayram süresince su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günde en az 2-2,5 litre su içilmesini önerdi. 'Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ancak suyun yerini tutmaz. Özellikle içtiğiniz her bardak çay ya da kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekmektedir. Günde yaklaşık 10-12 bardak su içmek önemlidir.' dedi.

Sağlıklı Tatlı Alternatifleri

Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklamanın yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, 'Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir.' şeklinde önerilerde bulundu.

Diyet Psikolojisi Üzerine

Toplumda en sık karşılaşılan yanlış düşüncelerin başında 'Diyetim bozuldu' psikolojisinin geldiğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine vurgu yaptı. 'İnsanlar bir öğün fazla yediğinde tüm düzenlerini bozuyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçırıldıysa, yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeyi sağlamaktır. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir bir şekilde devam edebilmektir.' dedi.

Kaynak: Gerçek Fethiye Son Dakika

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yaz

Giriş yapmanız gerekmez. Yorumunuz yönetici veya içerik yazarı onayından sonra yayınlanır.

Zorunludur. Adresiniz bülten listesine eklenir; sitede gösterilmez.