Meloni, Hükümetin Geleceğini ve Orta Doğu Krizini Değerlendirdi

Yaklaşık 3 dk okuma

İtalya'nın Başbakanı Giorgia Meloni, hükümetinin görev süresini tamamlayacağına dair kesin bir mesaj vererek, Orta Doğu'daki gerginliklere dair önemli açıklamalarda bulundu. Meloni, özellikle İsrail'in Lübnan'a yönelik askeri eylemlerinin durdurulması gerektiğini her fırsatta dile getirdiklerini ifade etti. Bu açıklamalar, 22-23 Mart'ta gerçekleşen ve yargı reformuna ilişkin anayasa değişikliği referandumundaki yenilgi sonrası, koalisyon hükümetinin geleceği hakkında Temsilciler Meclisi Genel Kurulu'na yaptığı konuşmada yer aldı.

Haber görseli
Haber görseli

Başbakan, referandumda yargı reformunun reddedilmesinin, ülkenin ihtiyacı olan bir fırsatın kaçtığını gösterdiğini belirtti. Ancak, hükümetinin yoluna devam edeceğinin sinyallerini vererek, İtalya'da siyasi istikrarın sağlandığını vurguladı. Meloni, “Haftalardır referandum sonuçları üzerine birçok spekülasyon yapılıyor. Hükümetin istifa edeceği, kabine değişikliklerinin olacağı gibi senaryolar gündeme getiriliyor. Ancak, bu doğru değil. İstifa yok, kabine değişikliği yok. Biz, söz verdiğimiz gibi 5 yıl boyunca bu ülkeyi yöneteceğiz.” dedi.

Uluslararası meseleler üzerine de değerlendirmelerde bulunan Meloni, İran'daki krizde İtalya'nın, diğer büyük Avrupa ülkeleri ile benzer bir konumda bulunduğunu ifade etti. 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların ardından, geçici bir ateşkese varıldığını belirten Meloni, “Geri dönüşü olmayan bir noktaya yaklaşıyoruz ama şimdi kararlılıkla izlenmesi gereken zayıf bir barış umudumuz var.” ifadesini kullandı. İtalya'nın, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in bu müzakere sürecindeki sorumluluğunu takdir ettiğini de sözlerine ekledi.

“Ateşkesin herhangi bir şekilde ihlal edilmesini de kararlılıkla kınıyoruz” diyen Meloni, barış görüşmelerinin, anlaşmanın genel çerçevesini güçlendirmesi yönünde umutlu olduklarını aktardı. Düşmanlıkların kalıcı olarak sona ermesi ve bölgedeki güvenliğin sağlanması konularında, Lübnan'daki askeri operasyonların durdurulması, İran'ın nükleer programından vazgeçmesi ve Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestliğinin sağlanması taleplerini de yineledi.

Meloni, Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir kısıtlamaya tabi tutulmaması gerektiğini belirterek, “Bu, anlaşmanın uygulanmasında kritik bir nokta çünkü İran'ın boğazdan transit geçişlerde ek vergiler uygulama hakkını elde etmesi, öngörülemeyen ekonomik sonuçlara yol açabilir.” şeklinde konuştu.

İtalya'nın, askeri operasyonlar konusunda ortaklarıyla açık bir iletişim içerisinde olduğunu ifade eden Meloni, mart sonunda ABD'ye ait bazı uçakların, İtalya'nın güneyindeki Sigonella Üssü'nü kullanmak istemesi ve bu uçuşların iki ülke arasındaki anlaşmalar çerçevesinde reddedilmesi konusunu örnek gösterdi. “İran'daki savaşta da aynı şekilde, İtalya'nın katılmadığı bir askeri operasyon gerçekleşti.” diyen Meloni, bu durumun Sigonella olayıyla somut bir şekilde ortaya çıktığını belirtti.

Benzer bir yaklaşımın İsrail için de geçerli olduğunu belirten Meloni, “Lübnan meselesinde İsrail ile bu tutumu benimsedik. Lübnan hükümetini, ülkedeki egemenliği konusunda destekledik. Bu nedenle, İsrail'den askeri tırmanışı durdurmasını talep ettik.” ifadesini kullandı. UNIFIL misyonunda görev yapan İtalyan askerlerine yapılan saldırıyı da “kabul edilemez” olarak nitelendirdi.

Başbakan Meloni, 3-4 Nisan tarihleri arasında Avrupa Birliği (AB) ve G7 liderleriyle bir araya gelerek, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Katar'a yaptığı ziyareti hatırlattı. Bu ülkelerin İran tarafından maruz kaldığı haksız saldırılara karşı dayanışma içinde olduklarını belirtirken, enerji tedarikini güvence altına almak için de çalışmalar sürdürdüklerini ifade etti. Meloni, ayrıca 25 Mart'ta Cezayir'e giderek doğal gaz tedarikinin artırılması konusunda görüşmeler gerçekleştirdiğini ve yakın zamanda Azerbaycan'a da gideceğini söyledi.

İran savaşı nedeniyle Avrupa'daki harcama kurallarının askıya alınması gerektiğini dile getiren Meloni, Orta Doğu'daki krizin yeniden patlak vermesi durumunda Avrupa'nın nasıl bir yanıt vermesi gerektiği konusunu da gündeme getirdi. Bu yanıtın, Kovid-19 salgını sırasında uygulanan yöntemlere benzer olabileceğini belirtti. “İstikrar ve Büyüme Paktı'nın geçici olarak askıya alınması, tek tek üye devletler için değil, genel bir uygulama olarak tartışılmalıdır.” dedi. Bununla birlikte, ana muhalefetteki Demokratik Parti lideri Elly Schlein, Meloni hükümetinin referandumda yaşadığı yenilgiyle halkın güvenini kaybettiğini ve bu hükümetin ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'ya durmaları gerektiğini dahi söyleyemediğini eleştirdi.

Kaynak: Ekonomi Dünya

Yorumlar

Henüz onaylanmış yorum yok. İlk yorumu siz yazın.

Yorum yaz

Giriş yapmanız gerekmez. Yorumunuz yönetici veya içerik yazarı onayından sonra yayınlanır.

Zorunludur. Adresiniz bülten listesine eklenir; sitede gösterilmez.