Muğla'nın Bodrum ilçesinde yaşanan trajik bir cinayet davasında, Irina Dvizova ve 15 yaşındaki kızı Dayana Dvizova'nın öldürülmesiyle ilgili olarak yargılanan sanık Andrej Kuslevic hakkında gerekçeli karar açıklandı. Olay, 2023 yılının Kasım ayında Bodrum Tavşanburnu mevkiinde meydana gelmişti. Dvizova ve kızının yol kenarındaki bir uçurumda cansız bedenleri bulunmuştu. Bu olay, yerel halk arasında büyük bir infial yarattı ve adaletin nasıl tecelli edeceği merak konusu oldu.



Sanık Andrej Kuslevic, cinayetlerin ardından yurt dışına kaçmaya çalışırken, Mayıs 2024'te Prag'dan Münih'e giden bir otobüste yapılan sınır kontrolünde yakalandı. Türkiye'ye getirildikten sonra Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanan Kuslevic, burada iki kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Bu süreçte, mahkemenin delil toplama ve değerlendirme aşamaları dikkat çekti.
Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesi, cinayet davasıyla ilgili gerekçeli kararında önemli ayrıntılara yer verdi. Kararda, Kuslevic’in maktul Irina ile arasında mevcut olan bir husumet olduğu vurgulandı. Ayrıca, Irina'nın sanık hakkında uzaklaştırma kararı almış olması da dikkate alındı. Sanığın iddialarına göre, Irina, kendi aracını almasını istemiş ve bu nedenle Ankara'ya gitmek üzere aracıyla yola çıkmıştı. Ancak mahkeme, bu durumun gerçek dışı olduğunu belirtti.
Mahkeme, sanığın Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra kendi aracına sahte plaka takarak Bodrum’a döndüğünü, Irina'nın aracını alarak 5 yaşındaki oğlu ile birlikte evden ayrıldığını ve oğlu tek başına otelde bırakıldıktan sonra maktulün cesetlerinin bulunduğu yere gittiğini ifade etti. Sanığın, cesetleri uçurumdan attıktan sonra otele döndüğü ve ardından taksiyle maktulün evine geri dönerek Irina'ya ait aracı alıp otele gittiği tespit edildi. Bu süreçler, sanığın cinayet işlemedeki kasıtlı hareketini gösterdiği belirtildi.
Gerekçeli kararda, sanığın maktullere ait kan izlerinin bulunduğu aracında yapılan incelemenin ardından, bu kan izlerinin nasıl ortaya çıktığı konusunda sanık tarafından ikna edici bir açıklama yapılmadığına dikkat çekildi. Mahkeme, sanığın her aşamada öldürme kastıyla hareket ettiğine, delilleri yok etme çabası gösterdiğine ve bu eylemi gerçekleştirmeden önce planlama yaptığına kanaat getirdi. Bu noktada, sanığın davranışlarının cinayetin planlı bir şekilde gerçekleştirildiğini ortaya koyduğu ifade edildi.
Mahkeme, kararında ayrıca sanığın Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra aracına sahte plaka takmasının ve doğrudan Bodrum ilçesine gelmesinin, eylemin önceden planlandığını gösterdiğine dikkat çekti. Sanığın, olay tarihinde maktullerin evinin civarında beklemesi ve eylemden sonra yakalanmamak amacıyla maktullere ait aracı kullanması, tüm bu durumlar birlikte değerlendirildiğinde baştan itibaren öldürme kastı ve planıyla hareket ettiğinin kabul edildiği ifade edildi.
Sonuç olarak, sanığın Bodrum’a giriş yaptıktan sonra eylem kararlılığından vazgeçmeyerek, planlı ve sistematik bir şekilde hareket ettiği tespit edildi. Bu bağlamda, cinayetin tasarlanmış bir suç olduğuna hükmedildi. Olayın ardından bölge halkı, adaletin tecelli etmesini ve benzer olayların bir daha yaşanmamasını umuyor.
Kaynak: Fethiye TV