Yaz mevsiminin gelmesiyle birlikte deniz, havuz ve su aktiviteleri günlük yaşamımızda daha fazla yer kaplamaya başlıyor. Ancak, artan sıcaklık ve nemle birlikte bazı sağlık riskleri de ortaya çıkıyor. Bu risklerin başında ise dış kulak yolu enfeksiyonları yer alıyor. Uzmanlar, halk arasında 'yüzücü kulağı' olarak bilinen otitis eksterna isimli hastalığın, dış kulak yolunun iltihaplanması sonucu meydana geldiğini ve genellikle bakteriyel ya da mantar kaynaklı geliştiğini belirtiyor.

Dış kulak yolunun kulak kepçesinden kulak zarına kadar uzanan dar bir yapıya sahip olması ve bu yapının nemli kalması, mikroorganizmaların çoğalması için elverişli bir ortam oluşturuyor. Yaz aylarında sık sık yüzme, kulakta suyun hapsolmasına neden olarak enfeksiyon riskini artırıyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Opr. Dr. Tekin Ersoy, yaz döneminde dış kulak yolu enfeksiyonlarının artış gösterdiğini vurgularken, özellikle sık su ile temas eden bireylerin risk altında olduğunu ifade ediyor.
Hastalığın belirtileri genellikle ilk başta masum görünmekle birlikte, Dr. Ersoy bu belirtilerin başlangıcında kulakta kaşıntı ve hafif bir rahatsızlık hissinin gözlemlendiğini aktarıyor. Devam eden süreçte ise şiddetli ağrı, kulakta dolgunluk hissi, akıntı ve işitme kaybı gibi daha ciddi semptomlar ortaya çıkabiliyor. Özellikle kulak önündeki kıkırdağa basıldığında hissedilen ağrı, hastalığın en belirgin işaretleri arasında yer alıyor. Dr. Ersoy, tedavi edilmediği takdirde enfeksiyonun çevre dokulara yayılabileceğini belirtiyor.
Bu enfeksiyonun risk faktörleri arasında kirli veya klor dengesi bozulmuş havuzlarda yüzmek, dar kulak kanalı yapısına sahip olmak, kulak içi kulaklık ve işitme cihazlarının hijyenine dikkat etmemek, aşırı temizlik alışkanlıkları ve kozmetik ürünlerin kulak içine kaçması bulunuyor. Yaz aylarında bu faktörlerin bir araya gelmesi, enfeksiyon riskini önemli ölçüde artırıyor. Genellikle doğru tedavi ile belirtiler birkaç gün içinde hafiflese de tam iyileşme süreci 7 ila 10 gün arasında gerçekleşiyor. Uzmanlar, semptomlar azalsa bile tedavinin yarım bırakılmaması gerektiğini vurguluyor.
Yüzücü kulağından korunma yollarına dair önerilerde bulunan Dr. Ersoy, yüzme veya banyo sonrası kulakların nazikçe kurulanmasının, kulak içine pamuklu çubuk ya da yabancı cisim sokulmamasının önemli olduğunu belirtiyor. Uzun süre suda kalınacaksa su geçirmez silikon kulak tıkacı kullanılması öneriliyor. Ayrıca hijyenik ve klor dengesi uygun havuzların tercih edilmesi, kulak içi kulaklık ve işitme cihazlarının düzenli olarak temizlenmesi, kozmetik ürünlerin kulak içine kaçmasının önlenmesi gerektiği ifade ediliyor. Kulakta dolgunluk, kaşıntı ya da ağrı hissedilmesi durumunda erken dönemde doktora başvurulması ve daha önce enfeksiyon geçirenlerin yüzme sonrası koruyucu damla kullanımı için hekime danışması öneriliyor.
Kaynak: Gerçek Fethiye Son Dakika